YANDEX

Son Haberler

BAL GİBİ'DE AKP REKLAMI

Hazırlayan Unknown on 1 Şub 2013 | 11:53

Sabah gazetesinin promosyon olarak verdiği oyuncak ayıdaki AK Parti logosu,tartışmalara neden oldu.Çalık Grubuna bağlıSabah Gazetesi, geçtiğimiz ay ‘Masalcı ayı’kampanyası düzenledi. Gazete kupon karşılığında çocuklar için masal anlatan veninni söyleyen peluş ayı verdi. 39 kupon biriktirilerek sahip olunan ayıyı gören ailelerse şaşkınlık yaşadı. Peluş
ayının sağ ayağında AKP logosu yeralıyordu.Konuyla ilgili konuşan bir SabahGazetesi yetkilisi, oyuncak ayının patisindeki AKP ampulu için AKP ile ilgisi olmadığını söyledi ve ‘Farklı algılanacağını düşünmedik.’ dedi
GAZETEPORT

TEKLİF ALDIĞIM DOĞRU DEĞİL DİNLENECEĞİM

Hafta başında Bursaspor’daki görevinden istifa eden Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i makamında ziyaret ederek veda etti. Bursaspor’a tarihinde ilk kez şampiyonluk yaşatarak büyük başarıya imza atan eski Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, veda etmek üzere Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Alaaddinbey Hizmet Binası’nda gerçekleşen ziyarette Başkan Yardımcıları Turgay Erdem, Ahmet Çakıcı ve Recep Tanlak da hazır bulundu. Almış olduğu istifa kararından dolayı üzüntüsünü dile getiren Sağlam, “4 yıl boyunca Bursa’da çok güzel günler yaşadım. Bursa’nın bizim kalbimizde ayrı bir yeri oldu. Burada bulunduğum süre içinde çok güzel dostluklar kurduk. Bursaspor’a desteğini esirgemeyen ve en sıkıntılı zamanlarımızda bile yanımızda olan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ekibine çok teşekkür ederim. Görevde bulunduğumuz sürece Bursaspor’u Avrupa kulübü yapma çabası içerisinde olduk. Bu hedefi gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyorum” dedi.

Basında çıkan teklif haberlerini de yalanlayan Ertuğrul Sağlam, kısa bir süre dinlenmek istediğini belirtti.

Ertuğrul Sağlam’ın istifasından büyük üzüntü duyduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise, “Ertuğrul Hocamızın istifası hepimizi derinden üzdü. Gönül isterdi ki uzun yıllar görevinde devam etsin. Kazanılan şampiyonluk Bursalılar için gurur kaynağı oldu. Bursa ve Bursaspor’a katkılarından dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum. Umarım yeni görevinde de Bursa’daki sevgi ve saygıyı görecektir” diye konuştu

SEÇMEN'DE SİYASETÇİNİN ORTAĞIDIR

Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde düzenlenen Siyaset Akademisi’nde konuşan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Doç. Uslu, siyaset yapılacak alanın iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Beylikdüzü’nde "Türkiye’de siyasal iletişim ve seçimler " konusunu anlattı.

Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde düzenlenen Siyaset Akademisi'nin yedincisinde geleceğin siyasetçilerine “Hoca” kimliği ile ders veren Milletvekili Uslu, “Dünya ikiye ayrılır. Yönetenler ve yönetilenler. Yönetmeye talip olanların da içinde bulunduğu siyaset zeminini iyi tanıması gerekir” dedi. Katılımcılardan siyaseti iyi analiz etmelerini de isteyen Uslu, “Burası Beylikdüzü, burada kimler yaşar, burada yaşayanların perspektifi nedir, değerleri nedir, inançları nedir, farklılıkları nedir? Bu soruların cevaplarının iyi analiz edilmesi ve bütün bu farklılıkların doğru okunup, toplumun ortak kodlarını yakalamalıdır” diye konuştu.


Seçmen de Siyasetçinin İş Ortağı


Dersinde seçmenle olan diyalog ve iletişim konusuna da değinen Milletvekili Uslu, seçmenin siyasetçinin iş ortağı olduğunu da belirterek, iletişimde başarıyı yakalamadan, insanlarla akıl ve kalp birliği oluşturmadan siyasette başarılı olunamaz! İletişimin amacı kendini ve paydaşları karşı tarafı en iyi şekilde anlatmaktır” dedi.

Programa Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yalçın, AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkan Yardımcısı Opr. Dr. Atilla Yılmaz, İlçe Kadın Kolları Başkanı Nehire Selantur ve çok sayıda izleyici katıldı.



HALKINGAZETESİ-İSTANBUL BEYLİKDÜZÜ


AİLE KAPTANA VE PERSONELE DAVA AÇIYOR

Vapurdan düşerek ölen Haydar Kayır’ın ailesi kaptan, iskele personeli ve Şehir Hatları hakkında suç duyurusunda bulunurken, iskelelerde alınan yeni önlemler dikkati çektiBeşiktaş İskelesi’nde vapurdan inmeye çalışırken denize düşüp hayatını kaybeden
Haydar Kayır’ın ailesi, vapur kaptanıyla birlikte iskele ve vapur personeli hakkında
suç duyurusunda bulunurken, iskelelerde ipli önlemler alınması dikkat çekti.
Cankurtaran eğitmenleri ise iskelede yeterli güvenlik ekipmanlarının olmadığını ve
Kayır’ın ölümünde kaptanın da hatalı olduğunu savunuyor. Beşiktaş İskelesi’nde
vapurdan inmek isterken denize düşüp hayatını kaybeden Beşiktaş Belediyesi
temizlik işçisi Haydar Kayır’ın (43) ihmal mi yoksa kaza kurbanı mı olduğu konusunda
soruşturma sürüyor. Ataşehir’deki evinden Beşiktaş’a gelmek için 11 Ocak 2013’te
Beşiktaş-Kadıköy seferini yapan vapura binen Haydar Kayır, vapurdan inerken
denize düşmüş, halatlara tutunarak kurtulmaya çalışsa da kaptanın vapuru çalıştırmasıyla birlikte akıntıya kapılarak hayatını kaybetmişti. Kayır’ı denizden çıkarmak için gereken ekipmanın iskelede bulunmadığına ilişkin eleştirilerin odağı olan Şehir Hatları’nın olayın hemen ardından Beşiktaş ve Kadıköy iskelelerine can simidi ve ip merdivenler yerleştirmesi ve vapurdan inen yolculara dikkatli olmaları gerektiği hususunda anons yapması dikkat çekti.‘Kaptan cinayet işledi’Haydar Kayır’ın ailesi de olayla ilgili vapurun
kaptanıyla birlikte personel ve Şehir Hatları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayır’ın yeğeni Hasan Karaçay, “Adli Tıp’tan rapor bekleniyor. Rapor çıkar çıkmaz dava açılacak. Amcam Haydar Kayır göz göre göre öldü. Vapurun kaptanı amcamın kurtulacağı sırada motorları çalıştırarak resmen cinayet işledi. O anda kimse doğru düzgün müdahale bile etmedi. Vapurdaki ve iskeledeki personeller yüzme bilmiyor mu? Amcam akıntıya kapıldığı sırada can simidi atıldı. Bu bilgisizlik ve ihmaldaha kaç can alacak kim bilir? Şehit Hatları olaydan sonra bizi arayıp bir başsağlığı bile dilemedi. Ailesi olarak kaptan, vapur
personeli ve Şehir Hatları’ndan şikayetçi olduk” dedi.‘Personel eğitimsiz’
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nda cankurtaran eğitmeni olarak görev yapan Savaş Yapman, Kayır’ın denize düştüğü sırada yapılan en büyük hatanın vapurun motorlarını çalıştırmak olduğunu söyledi. Yapman, “Kayır düştükten sonra kaptan motorları çalıştırmasaydı kurtarılabilirdi. Motorun pervaneleri akıntı yaratarak Kayır’ı sürükledi. Kaptanın ihmali çok fazla” dedi. Yolcu iskelelerinde güvenlik tedbirlerinin nasıl olması gerektiğine ilişkin ise Yapman şunları söyledi:“Gemi ve iskele personelinin eğitimli olması gerekiyor. Can kurtarma konusunda herhangi bir eğitimi olmayan böyle durumlarda ne yapacağını bilemez. Ayrıca iskelede can simidi, can yeleği ve kakıç adı verilen bir araç olmalı. Bunların nasıl kullanılacağı personele öğretilmeli. Ama ne yazık ki iskelelerimizde bu tip durumlara hazırlık yok. Eğitimlerimizde de bizim ilk önceliğimiz suya atlamadan can
kurtarmaktır” dedi. Bir diğer cankurtaran eğitmeni Erhan Öztürk ise iskelelerde vapurdan inişi sağlayan köprülerin güvenlik açısından çok yetersiz olduğunu vurguladı.
Öztürk, “Engelli, çocuk veya yaşlılar çok zorlanıyorlar oradan inerken. Ayrıca iskelede
denize düşen birini kurtarmak için kurtarma halatı bulunması gerekiyor. Can simidi, can
yeleği ve merdivenli halatlar da her zaman hazır olmalı. Personelin can kurtarma
konusunda bilgisi ve eğitimi gerekiyor. Birinci öncelik elbette insanların denize düşmemesi için önlemler almak” diye konuştu.
MİLLİYET.


BU BEBEK ANNESİNİ GÖREMEYECEK

Yozgat'ta özel bir hastanede doğum yapan ve vücut ısısı düşen 21 yaşındaki Zeynep Sağlam, sevk edildiği Kayseri'deki Erciyes Üniversitesi Hastanesi'nde 74 gün süren tedaKırşehir’in Çiçekdağı İlçesi'ne bağlı Köseli Beldesi'nde oturan Zeynep Sağlam, 1 Kasım 2012 günü eşi Ercan Sağlam ile hamilelik döneminde 9 ay boyunca kontrole gittiği Yozgat’taki özel bir hastaneye gitti. Burada 3 Kasım 2012'de sezaryenle bebeği Mehmet Baran'ı dünyaya getiren Zeynep Sağlam'ın doğum sonrası kanaması durmadığı için önce rahmi alındı. Ardından iddiaya göre elektrikli ısıtıcıyla vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılırken bacaklarında yanık oluştu.

Zeynep Sağlam, doğum sonrası 4 saat kaldığı Yozgat'taki özel hastaneden Kayseri'ye sevk edildi. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 74 gün tedavi gören ve geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden 21 yaşındaki Zeynep Sağlam’ın ağabeyi Mehmet Tok, kardeşinin ölümünden Yozgat'taki özel hastaneyi sorumlu tuttu. Tok, şu iddialarda bulundu:

“Kardeşimin gebelik döneminde sürekli olarak takibini bu hastane yaptı. Doğum sırasında ise hastaneye yatan kardeşime üç gün üst üste suni sancı uygulandı. Ancak kardeşim normal doğum yapamadığı için sezaryen ile doğuma karar verildi. Doğum sonrası kardeşim bebeğini kucağına aldı. Fakat 10 dakika sonra kanaması durmadığı için tekrar ameliyata alındı. Ameliyatta da kan durdurulamayınca rahminin alınmasına karar verildi ve rahmi de alındı. Daha sonra doktorlar kardeşimi Kayseri’ye sevk etmeye karar verdiler. Bu sırada kardeşimin vücut ısısı düştüğü için ısıtıcı kullanılmış ve bacaklarında yanıklar oluştu. Kardeşim kanamadan değil bu yanıktan dolayı oluşan enfeksiyondan hayatını kaybetti. Kardeşim daha öncede apandisit ameliyatı olmuştu ve kanda pıhtılaşma sorunu da yaşamamıştı.”

Kardeşinin bacaklarında yanık olduğuna dair hastane raporu bulunduğunu belirten Tok, “Kardeşim hastanede tedavi gördüğü sırada bacaklarındaki yanıktan dolayı ayağa kalkamadığı için yaraları da iyileşmedi ve buna bağlı olarak beyne giden kan pıhtısı nedeniyle hayatını kaybetti. Biz sorumluların cezasını çekmesini istiyoruz, biz bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

ÖZEL HASTANE İDDİALARI KABUL ETMEDİ
Suçlanan özel hastane yönetimi ise iddialara yönelik yazılı açıklama yaparak herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını ileri sürdü. Zeynep Sağlam'ın iki gün izleme sonunda normal doğum olmayınca sezaryene alındığı belirtilen hastanenin yazılı açıklamasında şöyle denildi:

"Hastanın kanında pıhtılaşma olmadı. Dikiş yerlerinde kanamalar meydana geldi. Bunun üzerine biz hastayı tekrar ameliyata alarak hastamıza gerekli kan takviyelerini yaptık. Rahimde kanama devam etmesi üzerine hastanın yakınlarıyla görüşülerek rahmi alındı. Buna rağmen kanama yine durmayınca hastamızı bir kadın doğumu uzmanı, genel cerrah ve anestezi uzmanı gözetiminde Kayseri’ye sevk ettik. Kayseri’de tedavi altına alınan hastayla irtibatımızı kesmeyerek sürekli takip edip hastanın durumu hakkında bilgi aldık ve kendisi ile de görüştük. Hastanın hastanemizde kaldığı müddet içerisinde hastanemiz tıbbi olarak yapılması gereken bütün tıbbi müdahaleleri yapmıştır. Kayseri’de yapılan tedavide de yine hastanın kanamasının durmaması üzerine günlerce kan takviyesi yapılmıştır ve tedavisi 74 gün sürmüştür."

Hastanın bacağında oluşan yanık konusuna da değinilen açıklamada, “Hastanın Kayseri’ye sevki sırasında kan seviyesinin düşmesine bağlı olarak oluşabilecek hipotermiye karşı hastanın vücudu uzaktan ısıtıcı ile ısıtılmaya çalışılmış sol bacağın üst kısmında kızarıklık oluşmuştur. Sorunlu bir gebelik dönemi yaşayan bir hastaydı. Gebelik dönemi hastanemiz tarafından takip edilmiş ve gebelik sırasında 3-4 defa hastaneye yatırılarak yapılan tedaviler sayesinde gebeliği 9 aya tamamlanmıştır. Hastanemizde hasta için her türlü tıbbi müdahalelerin zamanında ve ivedilikle yapılmasına rağmen sonucun bu şekilde olması bizleri derinden üzmüştür. Hastamıza rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz” denildi.

gazeteport

MİT VE CIA'DEN DEV OPERASYON

ABD’nin, terörist faaliyetleri nedeniyle tüm dünyada aradığı ve öldürülen El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in damadı Süleyman M. Ankara’da MİT-CIA operasyonuyla yakalandı


Ladin’in damadına film gibi operasyon

Öldürülen El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in damadı Süleyman M., Ankara’da düzenlenen operasyonda yakalandı. Süleyman M.’nin 2001’deki 11 Eylül saldırılarından sonra kayıplara karıştığı ve bugüne kadar İran’da özel bir kampta kaldığı belirlendi.

Milliyet’in aldığı bilgilere göre, bir süre önce ABD gizli servisinden gelen bir bilgi üzerine harekete geçen MİT, ABD’nin 2011’de özel operasyon birimiyle Pakistan’da ölü olarak ele geçirdiği radikal dinci terör örgütü El Kaide’nin lideri Usame Bin Ladin’in damadı olan Süleyman M.’nin izine Ankara’da ulaştı. 2001’de ABD’nin New York kentindeki Dünya Ticaret Merkezi’ne yönelik saldırılar sonrasında Afganistan’daki El Kaide kampından ayrılan Süleyman M.’nin bugüne kadar İran’da özel bir kampta kontrol altında tutulduğu anlaşıldı.
İran’ın kamptan çıkarması sonrasında kullandığı sahte Suudi Arabistan pasaportuyla yasadışı biçimde İran’dan Türkiye’ye geçen Süleyman M., Ankara’ya kadar gelmeyi başardı. Süleyman M., ABD’nin yerini tespit ederek MİT’e bilgi vermesinin ardından Çankaya’da kaldığı otelde yakalandı.
Süleyman M.’nin, daha önce Kuveyt vatandaşı olduğu ancak, terörist faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle ABD güvenlik birimlerince tüm dünyada araması nedeniyle Kuveyt devletince vatandaşlıktan çıkartıldığı öğrenildi.

Sahte pasoportla girmiş
“Vatansız” konumunda olan Süleyman M.’nin Ankara’da Emniyet’te sorgulandıktan sonra mahkeye çıkartıldığı ancak “sahte pasaportla Türkiye’ye giriş yapmak” suçu dışında Türkiye’de işlediği suç olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığı bildirildi.
Serbest bırakılmasına rağmen Süleyman M., sınırdışı edilmek amacıyla yeniden Emniyet’e teslim edildi.
ABD’nin kendilerine teslim edilmesini istediği öğrenilen Süleyman M.’nin, işlemlerinin tamamlanmasının ardından kanunlar gereği İran’a sınırdışı edileceği öğrenildi.
ABD güvenlik birimlerinin, Süleyman M.’yi teslim aldıktan sonra El Kaide faaliyetleri çerçevesinde sorgulamak istediği ancak Türkiye’nin mevzuat gereği bunu yerine getiremediği bildirildi.

Kamuoyundan gizlendi
Süleyman M.’nin yakalanması kamuoyundan da gizli tutuldu. MİT ve Emniyet tarafından İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çalışma ekibinin bilgilendirildiği öğrenildi.
Usame Bin Ladin’in damadı Süleyman M.’nin, Türkiye’ye sığınma amacıyla geldiği ve halen Suudi Arabistan’da yaşayan ve aynı zamanda Bin Ladin’in kızı olan eşinin yanına gitmek istediğini bildirdiği belirtiliyor.

milliyet

MEKSİKA 'DA PETROL ŞİRKETİNDE PATLAMA:25 ÖLÜ VAR 100 YARALI

Meksika'da devlete ait petrol şirketinde yönetim binasında meydana gelen patlamada 25 kişi öldü, 100 kişi yaralYetkililer, patlamanın Petroleos Mexicanos (Pemex) şirketinin 54 katlı ana yönetim binasının bodrum katında yaşandığını belirtti.

Patlamanın nedeniyle ilgili detaylı bilgi vermeyen yetkililer, 25 kişinin öldüğünü, en az 100 kişinin de yaralandığını kaydetti. Patlamanın yaşandığı binanın üç katının büyük ölçüde hasar gördüğü bildirildi.

Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, olayı araştıran uzmanların, patlamanın neden yaşandığına yönelik net bir bilgiye ulaşmadığını belirtti.

Pemex şirketi ise patlamanın elektrik sistemden kaynaklanabileceğini kaydetti. Bu arada patlamanın gaz sıkışması nedeniyle de yaşanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Patlamanın öğleden sonra, binada kalabalığın arttığı mesai değişimi sırasında yaşandığı bildirildi. Alt katlarda meydana gelen patlamayla çıkan enkazın yayıldığı sokağı polis derhal güvenlik kordonuna aldı.

Başkent Mexico City'nin en yüksek yapılarından 214 metre uzunluğundaki binada yaklaşık 3 bin 500 kişinin çalıştığı bildirildi. Devlet şirketi olan ve yaklaşık 150 bin çalışanı bulunan Pemex'in 1938'de kurulduğu ve 2011'de günde 2,5 milyon varil ham petrol ürettiği bildirildi. Pamex şirketinin kuzey Meksika’daki gaz santralinde geçtiğimiz Eylül ayında da patlama yaşanmış ve 30 kişi hayatını kaybetmişti.

HÜRRİYET

3 LÜ HAMLE

Fenerbahçe, Emre Belözoğlu ve Reto Ziegler trafnsferinin ardından, gündeminde olan Pierre Webo transferini de bitirdi. Kamerunlu oyuncu 3 yıllığına sarı lacivertli takımda...
Webo'nun transferi için İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile anlaşmaya varan Fenerbahçe, Kamerunlu oyuncu için 3 milyon euroluk bonservis bedeli ödeyecek.

Radyospor'da Aydın Cingöz'ün sunduğu Haber Aktif programına bağlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Çağatay Kalkancı, "Fenerbahçe ile her konuda anlaştık. Webo Fenerbahçe'de" dedi.

Fenerbahçe ile 3 milyon Euro karşılığında anlaştıklarını ifade eden Kalkancı, "Webo için gereklis sözleşmeler imzalandı. Bu transfer için Fenerbahçe bize 3 milyon Euro ödeyecek. Her iki tarafa da hayırlı olsun" dedi.

 
İNTERNETHABERSPOR
 
 
 
 

SONUNDA GELDİ

GÖNLÜM HEP FENERBAHÇEDEY'Dİ

 

6 aylık ayrılık sonrası yuvasına döndüğü için çok mutlu olduğunu belirten milli yıldız, “Futbolu Fenerbahçe’de bırakmak istiyorum. İnşallah hep birlikte çok güzel günler yaşayacağız” dedi.VE Fenerbahçe, Emre’sine kavuştu. 6 aylık bir aradan sonra yuvasına dönen Emre
Belözoğlu’na Sabiha Gökçen Havalimanı’nda
müthiş bir karşılama yapıldı... Yaklaşık 1
haftadır Ali Yıldırım’ın sürdürdüğü transfer
görüşmelerinde son noktaya dün sabah
konulurken Emre’yi ilk arayan isim Aykut
Kocaman oldu.Kocaman, Emre’yi tebrik
ederken Belözoğlu’nun yanıtı şöyle oldu;
“Hocam sanki ilk kez bir büyük takıma
transfer olurcasına heyecanlıyım.Öyle apar
topar oldu ki bir çok işimi yarım bırakıp
geldim... Dönüş için saatleri sayıyorum.
Kocaman, Emre’yi takımda yeniden gördüğü
için mutlu olduğunu da ifade etti.


Gönlüm her zaman buradaydı’


emre Belözoğlu İstanbul’a adım attıktan
sonra ilk açıklamasında şunları söyledi:
“Çok mutluyum. Kısa bir ayrılık oldu ama
hiç ayrılmamış gibi hissediyorum.
Çocukluğumun hayali olan yerde olmak
istiyorum. Kulübümüz adına ve benim adıma
ayrılık doğruydu. İnşallah çok güzel günler
yaşayacağız. Başta Ali Yıldırım ve Aykut
Kocaman olmak üzere emeği geçenlere
teşekkür ederim. Beni karşılamaya gelmiş
taraftar. Bu çok büyük bir gurur... Gönlüm
buradaydı. Bana düşen neyse sahaya
yansıtmaya çalışacağım... Ligde de
Avrupa’da da her şeyin iyi gittiğine
inanıyorum. 3 gün önce bu transferden
haberim oldu. Pazar günü itibariyle bu
taraftarın önüne çıkmak benim için büyük
gurur olacak.”


FENERBAHÇE’DEN ‘HOŞGELDİN’ MESAJI


F.bahçe Kulübü de resmi sitesinden
Emre’nin dönüşü nedeniyle bir açıklama
yayınladı. Açıklama alışılmadık bir tondaydı.
“90 dakikaya sığmayan azmi, inancı ve hırsı
ile Emre Belözoğlu yuvasında; Emre,
2,5 yıllık anlaşmayla Fenerbahçemiz’de!
Formamızı 2008’de giymeye başlayan,
2010-2011 şampiyonluğumuzda,
Fenerbahçemizin sahadaki ruhlarından biri
olan, F.Bahçeli Emre’; Armamız için,
şampiyonluklar için bizimle.Oyuncumuza, bir kez daha “Yuvana Hoşgeldin” diyoruz.”
Sözleri ile Emre’ye hoş geldin diyen sarı
lacivertli kulüp eski kaptanına jest yaptı
Ziegler de geldi


F.Bahçe Kulübü, Reto Ziegler’in transferi
hakkında ilk resmi açıklamasını yaptı.
Fenerbahçe, Emre Belözoğlu transferinin
ardından bir eski futbolcusunu daha
kadrosuna kattı. Sarı lacivertlilerin
açıklamasında “2011-12 sezonunda tüm
aidiyetiyle formamızı giyen Reto Ziegler
sezon sonuna kadar yeniden
Fenerbahçemizde. Fenerbahçemiz ile
yolunun kesiştiği, her günü ile tarihimize
kazınacak o zorlu sezonda; yıllardır
formamızı taşıyormuşçasına mücadele eden
ve taraftarımızın ruhunu,saha içi ve
dışında layıkıyla yansıtan Ziegler’e, “yuvana
hoşgeldin diyoruz” ifadeleri kullanıldı.


WEBO EN ÇOK FENERBAHÇE’Yİ ÜZMÜŞTÜ


F.Bahçe’nin borsaya bildirdiği yeni
transferlerinden Webo, Süper Lig’de
oynadığı 55 maçta 24 gol atarken bu
gollerini 15 farklı takıma karşı kaydetti.
Webo en çok golü ise yeni takımı
Fenerbahçe’ye karşı attı. Webo sadece
Beşiktaş’a karşı gol sevinci yaşayamadı.


HÜRRİYET


SİYAH İNCİ KARAKARTAL'DA

Santrfor arayışında olan Beşiktaş Yönetimi, Niang’ın tweetini görünce harekete geçti. Oyuncunun kulübü Al Sadd ile yapılan görüşmeler sonrası golcü, sezon sonuna kadar kiralandı
BEŞİKTAŞ yeni golcüsünü 13 saat içinde renklerine bağladı, jet hızıyla eski Fenerbahçeli Mamadou Niang’ın transferini bitirdi...
Senegalli futbolcu Birleşik Arap Emirlikleri Kulübü Al Sadd’tan sezon sonuna kadar bedelsiz olarak kiralandı...
Transferin perde arkasında ise ilginç bir detay vardı. Niang, attığı tweet sonrası 13 saat içinde Beşiktaş’a gelerek tarihe geçti. İşte, Senegalli golcünün Beşiktaşlı olma hikayesi...
İki haftadır sağlık sorunları nedeniyle antrenmanlara çıkmayan Batuhan
Karadeniz’in sözleşmesi feshedildikten sonra, Beşiktaş Futbol Komitesi’nden Tamer
Kıran, Ahmet Nur Çebi ve teknik direktör Samet Aybaba golcü arayışlarına başladı. Zaman kısıtlıydı ve Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde yoğun bir çalışma vardı. Yurtiçi ve dışından, Batuhan’ın yerine monte edilecek oyuncu kim olur diye herkes düşünmeye başladı. O kadar çok isim önerilmişti ki herkesin kafası karmakarışıktı. Tamer Kıran elinden düşürmediği telefonundan tweetlere bakıyordu. Önemli bir isimden, önemli bir mesaj gördü. Gözleri açıldı ve işte ne olduysa, ondan sonra oldu...
30 OCAK ÇARŞAMBA Saat:21.00
TWEET’TEKİ mesaj Mamadou Niang’a aitti ve “Türkiye veya Fransa’ya geri döneceğim”diyordu.Tamer Kıran, Ahmet Nur Çebi’ye mesajı gösterdikten sonra teknik direktör Samet Aybaba’ya döndü Hocam, Türkiye’yi de tanıyan çok önemli bir futbolcu Niang. Alalım mı?Aybaba bu soru üzerine heyecanlanıyor ağzından şu cümleler çıkıyor.
- Bizim bildiğimiz Niang mı. F.Bahçeli Niang değil mi?
Senegalli golcü saat 21.00’de yazdığı mesajı siliyor ve ardından saatler 23.00’ü gösterdiğinde yeni bir mesaj daha atıyor...
- Katar Ligi’nin finalinde oynamayacağım.
Niang’ın son mesajının ardından Tamer Kıran kesin ve kararlı bir şekilde Samet Aybaba’ya tekrar dönüyor ve soruyor...
- Bu oyuncuya talip olalım mı?
Aybaba hiç vakit geçirilmemesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor...
- Hemen kulübü ile temasa geçip bu işi bitirelim.
Bu konuşmalardan sonra sportif direktör Semih Usta, dün saat 06.00’da Katar kulübünün genel direktörü ile telefonla temasa geçiyor. Niang’a talip olduklarını belirtiyor. Kulübün ekonomik durumu konusunda bilgi veren Usta, Niang’ı resmen Al Sadd’tan istiyor ve görüşmelerin startı veriliyor.
31 OCAK PERŞEMBE Saat: 10.00
KATAR kulübü önce sezon sonuna kadar 3.5 milyon Euro istiyor. Fakat Semih Usta, durumlarının buna elverişli olmadığını ve fiyatın yüksek olduğunu belirtiyor. Al Sadd Direktörü Joaan Bin Hamad Al Thani, kolaylık göstereceklerini ifade ediyor. Yaklaşık 2.5 saatlik görüşmelerden sonra Niang bedelsiz olarak sezon sonuna kadar Beşiktaş’a kiralanıyor.
Saatler dün 10.00’u gösterdiğinde müjdeli haberi Samet Aybaba’ya, Semih Usta veriyor. Aybaba, mutlu oluyor ve teşekkür ediyor...
- Kadromda görmek istediğim önemli bir oyuncuydu. Hiç hesapta yokken renklerimize bağladık. Çok mutlu oldum. Almeida ile birlikte muhteşem bir ikili olacaklar. İyi bir transfer yaptık.
Ve Niang transferi kamuoyuna duyuruluyor.
Önemli bir ismi attığı mesajlardan yakalamanın mutluluğu içindeki bir başka isim olan Tamer Kıran da Niang ile daha da güçlendiklerini söylüyor ve o da Aybaba gibi düşünüyor...
- Türkiye’yi çok iyi biliyor. Uyum sorunu çekmeyecek. Forvetteki önemli bir açığımızı kapattık. Mamadou Niang büyük bir transferdir.
Gol canavarı
- İSİM: Mamadou Hamidou Niang
- DOĞUM TARİHİ: 13 Ekim 1979
- YAŞ: 33
- BOY: 1.78
- UYRUK: Senegal-Fransa
- MEVKİİ: Forvet-Santfor
- AYAK: İkisi de
- OYNADIĞI TAKIMLAR: Metz, Marsilya, Strasburg, Troyes, Fenerbahçe, Al-Sadd.
- KARİYERİ: 410 Maç - 157 gol
Karşılamaya gelmediler
NİANG dün saatler 17.30’u gösterdiğinde İstanbul’a geldi. Pasaport kontrolü sonrası bavullarını alarak kalacağı otele geçen Senegalli golcüyü karşılamak için taraftarların havalimanına gelmemesi dikkat çekti.
800 bin Euro alacak
FENERBAHÇE’dekİ performansıyla Türkiye’de iz bırakan Mamadou Niang, sezon sonuna kadar Beşiktaş’ta 800 bin Euro’ya kiralık olarak forma giyecek. Tecrübeli golcü için kulübüne bir bedel ödenmeyecek.
Orman: Bir sürpriz daha yapabiliriz
BEŞİKTAŞ Başkanı Fikret Orman, Niang’ın takıma büyük güç katacağını belirtirken transferin son günü sürpriz bir ismi daha takıma kazandırabileceklerini ifade etti. Futbol Komitesi ile yaptıkları toplantıda, Teknik Direktör Samet Aybaba’nın transfer listesinden bir oyuncuyu daha siyah beyazlı takıma almak için çalıştıklarını söylerken, isim vermekten kaçındı.
Çocuğum bana uğurlu geldi
Niang “ Ailemle birlikte çok sevdiğimiz İstanbul’a döndüğümüz için mutluyuz” dedi.
BEŞİKTAŞ’ın yeni transferi Niang dün Acıbadem Hastanesi’nde tepeden tırnağa geçtiği kontrolllerde tam not aldı. Ayak bağları titizlikle kontrol edilen Niang yapılan testlerde tam puan alması teknik heyeti sevindirdi. Niang kendisiyle birlikte hastaneye gelen Ahmet Kavalcı’ya “Gece tweet atmıştım 1 saat sonra benimle görüşmek isteyen kulüp Beşiktaş oldu.
‘Söz verdim, Beşiktaş’ı seçtim’
Kendileri benden söz istediler ben de söz verdim. Beşiktaş Kulübü’nü seçtim. Kulübüm Al-Sadd bana zorluk çıkardı ama kendilerine kesinlikle ayrılacağımı söyledim. 15 gün önce çocuğum dünyaya geldi. Ailemle birlikte İstanbul’u çok seviyoruz çok mutlu oldum. Doğan çocuğum bana uğurlu geldi” diye konuştu.
HÜRRİYET
 
Destek : Halkın Gazetesi | KÜNYE | İLETİŞİM
Copyright © 2012. Halkın Gazetesi - Her Hakkı Saklıdır
Site Tasarım Harika Siteler