YANDEX

Son Haberler

DEVLETİN MAAŞ BAĞLADIĞI TRAVESTİ AİDSTEN ÖLDÜ

Hazırlayan Unknown on 4 Nis 2013 | 14:37

HIV virüsü sebebiyle cesedi geniş sağlık tedbirleri altında yıkanıp kefenlenen Esra'ya hiçbir yakını sahip çıkmadı. Cenaze namazı gasilhane görevlileri tarafından er kişi niyetiyle kılınan Esra, son yolculuğuna kader arkadaşları tarafından uğurlandı.
 
AIDS hastalığına yakalandığı ve fuhuş yapmaması için devletin maaş bağladığı 32 yaşındaki Esra takma adlı H.B., yaklaşık bir haftadır tedavi gördüğü Bursa Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. HIV virüsü sebebiyle geniş sağlık tedbirleri altında tutulan Esra'nın cesedi, yakınlarının alması için iki gün boyunca morgda bekletildi fakat hiçbir yakını gelmedi. Hastanedeki işlemlerin ardından Esra'nın sevenleri tarafından morgdan alınan cenaze, Acemler'deki gasilhaneye getirildi. Cenazesi yıkanıp kireçlenen Esra, son yolculuğuna dünyaya geldiği cinsiyeti ile uğurlandı. Cenaze namazı, birkaç gasilhane görevlisi ve imam tarafından kılındı. Er kişi niyetine kılınan cenaze namazın ardından cenaze nakil aracıyla Hamitler Mezarlığına getirildi.Transseksüel ve travestiler, Esra'yı bu son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Defin işlemlerinin ardından sevenleri Esra'nın mezarı başında dua etti. Travestilerin, olayın duyulmaması için hastaneye ve gasilhaneye gelmediği ifade edildi.
 
"ONA MAAŞ BAĞLAYAN DEVLETİME ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM"
 
Cenazeye katılan travesti Serap Öz, Esra'ya AIDS'li olduğu için maaş bağlayan yetkililere teşekkür ederek, "Devletime çok teşekkür ediyorum. Ona maaş bağlayıp tedavisi için her türlü imkanı sağladılar. O yüzden çalışmıyordu. Biz de arkadaşlarımızla beraber elimizden geldiği kadar ona destek olmaya çalıştık. Rahatsızlığı artınca yaklaşık bir hafta önce Devlet Hastanesi'ne getirdik. Ondan önce evde bakımını biz yapıyorduk. İlaçları, mamasıyla ilgileniyorduk. Bir haftadır tedavi görüyordu. İki gün önce vefat etti, ailesine ulaşamadık" diye konuştu.
   
"BİZ ONUN KADER ARKADAŞIYIZ"

Çok üzgün olduklarını ifade eden Işıl Aras, herkesin bir gün öleceğini ifade ederek, "Hepimizin başına gelebilecek bir şey. Hepimiz aynı ortamı yaşayan kader arkadaşlarıyız. Aynı çalışma ortamı içindeydik. Kimsenin başına gelmeyecek diye bir şey yok. Esra çok cesurdu. Son anına kadar dimdik ayaktaydı. Çok üzgünüz, o hepimizin arkadaşıydı. Hepimizin sonu da bu. Hepimiz bir gün toprak olacağız. Devlet ona destek oldu, onun için devlete çok teşekkür ediyorum. Hepimiz onu çok seviyorduk, acımız büyük. Birbirimize sahip çıkmamız gerek. Görüyorsunuz kimse yok yine biziz, yine arkamızda biz varız" diye konuştu.
 
ÖYKÜ ÖZEN'İ SATIRLI SALDIRIDAN KURTARMIŞTI
 
Son mesajında aşk istediğini ifade eden Esra'nın Hüseyin Kağıt'ın "Öbür dünyada da sen yan" ve "Sevmediğini bile bile" ve Bülent Ersoy'dan "Aşktan sabıkalı" adlı parçaları dinlediği öğrenildi.Geçen yıl ağustos ayında, Gökkuşağı Derneği Başkanı transseksüel Öykü Özen'i satırlı saldırıdan kurtaran Esra, gazetecilere verdiği röportajda, "Benim de daha önceden tanıdığım bir travesti Öykü'ye satırla saldırdı. Araya ben girdim. Beni sevdiği için daha fazla uğraşmadı" diye konuşmuştu.


TÜRKHABERLER.NET

LÜTFEN FATURAYI BANA GÖNDERİN ÖDERİM

Ünlü işkadını Leyla Alaton, canlı yayın heyecanıyla ağzından kaçan "O...pu" sözü nedeniyle program sonrası ekipten özür diledi: "Eğer RTÜK'ten bir ceza gelirsAğzımdan kaçtı cezasını öderim!

KONU TACİZ OLUNCA...

LEYLA Alaton; Cine5'te yayınlanan 'Uzun Lafın Kısası' programına konuk oldu. Konu tacizden açılınca ünlü işkadını şu açıklamaları yaptı: "Özellikle aile içinde psikolojik taciz var. Erkek karışıyor giydiğine; 'Sen göstermeyi seviyorsun zaten' diyor. Yani sana 'O...pu' demek istiyor aslında açık açık."

ALATON FARK ETTİ!

PROGRAMDAN sonra ise ilginç bir olay yaşandı. Yayın sırasındaki küfür ve hakaretlerden yayıncı kuruluşun sorumlu olduğunu bilen Alaton, ekipten özür dileyip "Eğer RTÜK'ten bir ceza gelirse, lütfen faturayı bana gönderin" dedi.
 
Alaton; eski eşi Mehmet Günyeli'den boşanırken onu, "Sadakatsizlik ve dayakçılıkla" suçlamıştı.

TÜRKHABERLER.NET



ALTINI OLANA KÖTÜ HABER

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, altının gram fiyatının 85-87 TL seviyesini görebileceğini söyledi. Altın fiyatlarındaki beklentilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırımtürk, "Altın fiyatlarında en az Mayıs ayı sonuna kadar aşağı yönlü dalgalı düşüşün sürmesi beklentisi var" dedi.

HİNDİSTAN İTHALATA SINIR GETİRDİ

Bu beklentileri Çin'deki emtia fiyatlarında daralma ve doların güçlenme bağlayan Yıldırımtürk, ayrıca Avrupa'da İtalya ve İspanya'daki tahvil satışında faizin yüksek olmasının altında satış işlemini getirdiğini kaydetti. Diğer taraftan Hindistan'ın da altın ithalatını sınırlamak için vergiler getirdiğine işaret eden Yıldırımtürk, "Oradaki altın talebinde de düşüş söz konusu" dedi.

PETROL FİYATI DA DÜŞÜŞTE

Bir diğer etken olarak petrol fiyatlarını gösteren Mehmet Ali Yıldırımtürk, "Petrol varil fiyatının 118 dolardan 110 dolara gerilemesi bekleniyor. Çünkü ısınmaya yönelik enerji talebinde kış mevsiminin bitmesiyle birlikte bir azalma var. Bu da petrolün aşağı yönlü gerilemesinde etkili oluyor" diye konuştu.

"ALTININ ONSU 1,530 DOLAR SEVİYESİNE GERİLEYEBİLİR"

Yıldırımtürk, bu yıl Haziran ayında ise kontrat işlemleri olduğunu, bunun da alım ağırlıklı olmasının beklendiğini, bu durumun da altın fiyatlarını Haziran'dan itibaren yukarı yönlü dalgalandırabileceğini söyledi. Ancak altın fiyatlarının Mayıs ayına kadar 85-87 TL civarına gerileyebileceğini belirten Yıldırımtürk, "Altının uluslararası piyasalarda Haziran ayına kadar 1.530 dolar seviyeleri görülebilir. Buna bağlı olarak içeride dolar 1,7750-1,8000 TL arasında kalabilir. Böylelikle içeride altın fiyatları 85-87 TL civarına gerileyebilir" dedi.


TÜRKHABERLER.NET

İŞTE RESMİ AKİL ADAMLAR LİSTESİ

Hazırlayan Unknown on 3 Nis 2013 | 13:55

Başbakanlık akil adamların isimlerini açıkladı. İşte 63 kişilik akil insanlar listesi.


Başbakanlık, 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti listesini bölgesel olarak belirledi.

Akil insanlar heyetindeki isimlerin yarın akşam Başbakan Erdoğan ile birlikte Dolmabahçe Köşkü'nde ilk toplantılarını yapmaları planlanıyor.

Listede, Kadir İnanır, Lale Mansur, Abdurrahman Dilpak, Şükrü Karatepe, Vedat Ahsen Coşar, Baskın Oran, Fehmi Koru, Kezban Hatemi, Ahmet Taşgetiren, Etyen Mahçupyan, Hülya Koçyiğit, İzzettin Doğan, Orhan Gencebay, Bendevi Palandöken, Can Paker, Baskın Oran, Vedat Bilgin, Yıldıray Oğur, Ahmet Taşgetiren, Abdurrahman Kurt, Zübeyde Teker, Muhsin Kızılkaya, Mehmet Uçum, Lami Özgen, Erol Ekici, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Sibel Eraslan, Mustafa Kumlu, Tarhan Erdem, Yılmaz Erdoğan, Fuat Keyman, Hilal Kaplan gibi isimler yer alıyor.

Başbakanlık tarafından açıklanan Akil İnsanlar Listesi 9'ar kişilik 7 bölgesel gruptan oluştu. Listede Rifat Hisarcıklıoğlu, Can Paker, Tarhan Erdem, Yılmaz Ensaroğlu, Ahmet Taşgetiren, Deniz Ülke Arıboğan, Yusuf Şevki Hakyemez bölge grubu başkanları olarak yer aldı.

İşte akil insanlar heyetinde bulunan isimler:
AKDENİZ BÖLGESİ
1. BAŞKAN: RİFAT HİSARCIKLIOĞLU
2. BAŞKAN VEKİLİ: LALE MANSUR
3. SEKRETER: TARIK ÇELENK
4. KADİR İNANIR
5. NİHAL BENGİSU KARACA
6. ŞÜKRÜ KARATEPE
7. MUHSİN KIZILKAYA
8. ÖZTÜRK TÜRKDOĞAN (İHD)
9. HÜSEYİN YAYMAN
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ
1. BAŞKAN: CAN PAKER
2. BAŞKAN VEKİLİ: SİBEL ERASLAN
3. SEKRETER: AYHAN OGAN
4. MAHMUT ARSLAN (HAK-İŞ)
5. ABDURRAHMAN DİLİPAK
6. İZZETTİN DOĞAN
7. ABDURRAHMAN KURT
8. ZÜBEYDE TEKER
9. MEHMET UÇUM
EGE BÖLGESİ
1. BAŞKAN: TARHAN ERDEM
2. BAŞKAN VEKİLİ: AVNİ ÖZGÜREL
3. SEKRETER: ARZUHAN DOĞAN YALÇINDAĞ
4. VEDAT AHSEN COŞAR (TBB)
5. EROL EKİCİ (DİSK)
6. HİLAL KAPLAN
7. FUAT KEYMAN
8. FEHMİ KORU
9. BASKIN ORAN
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ
1. BAŞKAN: YILMAZ ENSAROĞLU
2. BAŞKAN VEKİLİ: KEZBAN HATEMİ
3. SEKRETER: MEHMET EMİN EKMEN
4. MURAT BELGE
5. FAZIL HÜSNÜ ERDEM
6. YILMAZ ERDOĞAN
7. ETYEN MAHÇUPYAN
8. LAMİ ÖZGEN (KESK)
9. AHMET FARUK ÜNSAL (MAZLUM DER)
İÇ ANADOLU BÖLGESİ
1. BAŞKAN: AHMET TAŞGETİREN
2. BAŞKAN VEKİLİ: BERİL DEDEOĞLU
3. SEKRETER: CEMAL UŞŞAK
4. VAHAP COŞKUN
5. DOĞU ERGİL
6. EROL GÖKA
7. MUSTAFA KUMLU (TÜRK-İŞ)
8. FADİME ÖZKAN
9. CELALETTİN TAŞ
MARMARA BÖLGESİ
1. BAŞKAN: DENİZ ÜLKE ARIBOĞAN
2. BAŞKAN VEKİLİ: MİTHAT SANCAR
3. SEKRETER: LEVENT KORKUT
4. MUSTAFA ARMAĞAN
5. ALİ BAYRAMOĞLU
6. AHMET GÜNDOĞDU
7. HAYRETTİN KARAMAN
8. HÜLYA KOÇYİĞİT
9. YÜCEL SAYMAN
KARADENİZ BÖLGESİ
1. BAŞKAN: YUSUF ŞEVKİ HAKYEMEZ
2. BAŞKAN VEKİLİ: VEDAT BİLGİN
3. SEKRETER: FATMA BENLİ
4. ŞEMSİ BAYRAKTAR (TZOB)
5. KÜRŞAT BUMİN
6. ORAL ÇALIŞLAR
7. ORHAN GENCEBAY
8. YILDIRAY OĞUR
9. BENDEVİ PALANDÖKEN (TESK)

İNTERNET HABER.COM

LAKEN İN KANSER OUT

” Sağlığınız Bizim İçin Önemlidir” sloganıyla yola çıkan ve Avrupa Standartlarında İspanya’da kendi fabrikasında üretim yapan LAKEN; matara ve termos gruplarında BPA’sız ürünler ile tüm dünya lider konumunda.

Günlük yaşamdan, iş yaşamına, spor yaperken yada doğa spor aktivitelerinde güvenle kullanılan  matara ve sulukları çok şık ve eğlenceli görünümlerinin yanı sıra farklı kapak ve ağız seçenekleri ile tüketicinini beğenisine sunuluyor. Çocuklar ve yetişkiler için özel olarak üretilen matara ve suluklarının tescilli iç kaplaması, tat değişimine ve şişe içinin koku yapmasına olanak vermiyor. Doğaya ve çevreye saygılı  alüminyum mataraları %100 geri dönüşümlü malzemeden üretiliyor.Avrupa’da gıda ile teması olan tüm ürünlerde kullanımı yasaklanan BPA, hormon değişimine neden olduğu için ve sağlığa zararlı olduğu için LAKEN matara ve termosalarında da  kullanılmıyor.

Çok şık ve eğlenceli görünümleri ile fark yaratan cep mataralarının farklı renk ve desenlerde alternatifleride bulunuyor. Avrupa strandartlarında üretilen mataralar, vidalı kapağı sayesinde sızdırmıyor. Hafif ve taşıması kolay olan mataralar, Adventure Republic Mağazaları, Boyner Mağazaları, Intersport ile tüm LAKEN bayilerinde satışa sunuluyor

CEZAEVİN'DEN ÇIKTI KATİL OLDU

İzmir'in Çiğli ilçesinde, cezaevinden çıkan Şahin S., çocuklarını görmek üzere gittiği evde eski eşi Sema Öztürk'ü bıçakla  ağır yaraladı.

Olay, saat 02.00 sıralarında meydana geldi. 48 yaşındaki inşaat işçisi Şahin S., 4 çocuğunun annesi 33 yaşındaki Sema’dan bir süre önce boşanmıştı. Şahin S. uyuşturucu kullanmak suçundan cezaevine girdi, boşandığı eşi de 41 yaşındaki Ersin Öztürk’le evlendi, çocuklarını yanına alarak yeni bir hayata başladı.

KOCASI ÇALIŞMAK İÇİN ŞİLE'YE GİTMİŞ

Şahin S. cezaevinden bir ay önce tahliye oldu. Çocuklarını görmek istediğini söyleyen Şahin S. dün gece, 4 çocuğuyla kalan Sema Öztürk’ün evine gitti. Eşi Ersin Öztürk, bir hafta önce çalışmak üzere İstanbul Şile’ye gittiği için evde çocuklarıyla yalnız olan Sema Öztürk ile boşandığı Şahin S. arasında tartışma çıktı. Şahin S., Sema Öztürk’ü dövmeye başlayınca, evdeki çocuklar uyandı.

BABASINA ENGEL OLMAK İSTEDİ AMA...

Sema Öztürk’ün en büyük çocuğu 13 yaşındaki İlayda S., annesini kurtarmak için babası Şahin S.’ye engel olmak istedi. Bu kez Şahin S. eline geçirdiği ekmek bıçağı ile Sema Öztürk’e saldırarak çocuklarının gözü önünde onu defalarca bıçaklayarak kaçtı.

İlayda ve kardeşlerinin komşulardan yardım istemesiyle çağrılan ambulansla Karşıyaka Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Sema Öztürk, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Kızı İlayda’nın bir an olsun yalnız bırakmadığı Sema Öztürk’ün sırtından ve göğsünden 5 bıçak darbesi aldığı ve hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi.

Polis, eski eşini bıçakla ağır yaraladıktan sonra kaçan Şahin S.’nin yakalanması için çalışma başlattı.


TÜRKHABERLER.NET
  .

EMNİYET’İN BAŞARILI ÇALIŞMASIYLA YAKALANDI

Ordu'da, kız öğrenci yurdunda kalan lise 2'nci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Z.G. gece uyurken odasına bir erkeğin girdiğini iddia ederek karakola gidip şikayetçi olmasıyla ilgili olayı İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Türkkan'ın 'Olay 1 Nisan' şakası diyerek kapatmaya çalıştığı ortaya çıktı
Ordu Valisi Orhan Düzgün, gece yurdun penceresinden içeriye 27 yaşında sabıkalı bir erkeğin girdiğini doğruladı. İsminin M.T. olduğu öğrenilen şüpheli polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

EMNİYET’İN BAŞARILI ÇALIŞMASIYLA YAKALANDI


Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde bir programa katılan Vali Orhan Düzgün burada konuyla ilgili gazetecilere açıklamada bulundu. Vali Düzgün olayla ilgili yakalanarak gözaltına alınan 27 yaşındaki M.T’nin sabıkalı olduğunu, daha öncede bazı olaylara karıştığını  belirterek şunları söyledi:

"Geçtiğimiz cumartesiyi pazara bağlayan gece tabi buradaki öğrenci yurtlarımızdan birinin penceresinden bir yabancı yurttaki bir odaya giriyor. Daha sonra odadaki kızlarımızdan birinin fark etmesi üzerine herhangi bir dokunma yada müdahale olmadan kaçıyor. Zaten anlaşıldığı kadarıyla onlara bir müdahale etme söz konusu değil.

Çünkü olayı biz şuanda adliyeye intikal ettirdik. Orada yapmış olduğu bazı davranışlardan, ipuçlarından da faydalanarak 1 şüpheli gözaltına alındı. Oradaki bir cep telefonuyla bazı işlemler yapıyor, o cep telefonundan da faydalanarak şuanda gözaltında. Adli tahkikat başlatıldı, idari tahkikatları da başlattık. Olay şaka değil. Emniyet müdürlüğümüzün ciddi bir tahkikatıyla kendi usulleriyle bunun gerçek bir olay olduğu tespit edildi.

Çünkü şüpheliyi gören çocuklarımız, kimliği, hatta cinsiyeti konusunda bile karanlık olduğu için herhangi bir teşhiste bulunamamışlar.  Yani hayalde görebilmiş olabilir diye arkadaşları ona şaka yollu böyle bir telkinde bulundukları için böyle bir yorum yapılmış olabilir. Olayın doğru olduğu emniyet müdürlüğümüzün araştırmaları sonucu tespit edildi."

YURTTA ZAAFİYET VAR

Yurttaki zafiyetle ilgili inceleme başlatıldığını da vurgulayan Vali Orhan Düzgün, "Yurtta nöbetçi öğretmenimiz var, bekçimiz var. Herhalde pencerelerden biri hava alması için açık bırakılmış. Tabi bu büyük bir eksiklik.

Bir zaafiyat var tabi. Onunla ilgili biz hem idari yönden tahkikat başlattık. Şüpheliyle ilgili de adli tahkikat başlatıldı.  İçeri giren şüpheli cep telefonuyla bir numara çevirmek suretiyle, oradaki gençlerimizle irtibata geçmek amacıyla çocukların telefonundan kendi telefonunu aramış. Daha sonra muhtemelen ertesi günü, siz gece geç saatlerde beni aramışsınız deyip arkadaşlık kurma teklifinde bulunacaktı" diye konuştu.

HAYDİ ÇOCUKLAR PARÇALAYIN ŞU BOĞAYI

Schalke'yi devirerek adını Devler Ligi'nde çeyrek finale yazdıran ve İspanyol devi Real Madrid ile eşleşen Galatasaray, Santiago Barnebau Stadı'nda zafere çıkıyor.. Fatih Terim'in Aslanları, Jose Mourinho'nun Real Madrid'i ile Türkiye saati ile 21:45'te kozlarını paylaşacak. Norveç Futbol Federasyonu'ndan Svein Oddvar Moen'in yöneteceği ve yardımcılıklarını  Kim Thomas Haglund ve Frank Andas 'ın yapacağı mücadeleyi Smartspor canlı olarak yayınlayacak.

HAKEM SORU İŞARETİ!

Zorlu maçın hakemi Svein Oddvar Moen'in Avrupa karnesi bu tip bir maça göre biraz zayıf kalıyor. Geçen sezon Norveç'te ''Yılın hakemi'' ödülüne layık görülen Svein Oddvar Moen, 2012/2013 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde sadece 4 karşılaşmada düdük çaldı.

Oddvar Moen, 2010-2011 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde Bursaspor-Valencia ve Young Boys-Fenerbahçe maçlarında da düdük çalmıştı.

Norveçli hakem aynı zamanda geçen sezon Real Madrid'in Dinamo Zagreb'i deplasmanda 3-2 yendiği karşılaşmayı da yönetmiş ve Real Madrid'den Marcelo'ya 3 dakika içerisinde gösterdiği iki sarı kart sonrasında kırmızı kart çıkarmıştı.

MUHTEMEL 11'LER

REAL MADRİD

Lopez
Arbeloa
Varane
Ramos
Marcelo
Khedira
Alonso
Mesut Özil
Di Maria
Ronaldo
Higuain

GALATASARAY

Muslera
Eboue
Semih
Dany
Riera
Hamit
SelçuK
Melo
Sneijder
Drogba
Burak

Saat: 21.45
Stat: Santiago Barnebau
Yayın: Smartspor

Hakemler: Svein Oddvar Moen, Kim Thomas Haglund ve Frank Andas

DROGBA: 'REAL MADRİD FAVORİ AMA...'

Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Didier Drogba, Real Madrid'in bu maçta favori olarak görülmesinin normal olduğunu söylerken karşılaşma hakkında açıklamalarda bulundu. Drogba: 'Normalde kağıt üzerinde baktığınızda insanlar Real Madrid’in Şampiyonlar Ligi’nde kesin favori olduğunu söyleyecektir. Galatasaray daha uzak görünüyor, ama son maçımızda neler yapabileceğimizi gösterdik. Diğer takımlara büyük problem çıkarabiliriz. Futbolda ne olacağını asla bilemezsin. Real Madrid’e gerektiği kadar saygı göstereceğiz ve tur atlamak için herşeyi yapacağız.' sözleriyle tur hakkında olumlu konuştu.

TERİM ÇEKİNMİYOR

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ise Real Madrid maçı öncesinde oldukça iddialı konuştı. Yenilmekten korkmayacaklarını belirten deneyimli çalıştırıcı ''Bu tip maçlar herşeye müsait maçlardır. Yani biz Real Madrid'e kaybedersek kimse için sürpriz olmaz. Ama biz kazanırsak dünyadaki herkes için sürpriz olur. O zaman kaybetmek kolay kazanmak olay bu felseye uyuyor. Gücümüz neye yetiyorsa onu oynayacağız. Kendi futbolumuzu oynayacağız. Ben oyuncularıma ne hiçbirşey için yeter derim ne de bir başarıdan tatmin olurum. Bizim için en büyük tehlike kaybetme korkusu olacaktır ki o bizde yok. Zaten Galatasaray buraya kadar önemli başarılar elde etmiş ve bundan sonrasının da ne anlama geldiğini biiyoruz. Kaybetmekten korkmuyoruz, çünkü kaybettiğimiz takım saygı duyduğumuz Real Madrid olacak.'' sözleriyle kendi oyunlarını oynayacaklarını net bir şekilde ifade etti.

MOURİNHO: 'GALATASARAY'IN ÖNEMLİ İSİMLERİ VAR'

Real Madrid çalıştırıcı Jose Mourinho ise düzenlenen basın toplantısında Galatasaray'ın önemli ayaklarından bahsetti. Portekizli çalıştırıcı; "Çok önemli golcüleri var. Bazıları benim de arkadaşlarım. Oldukça önemli bir rekabet olacak. G.Saray çok deneyimli bir hocaya sahip. Çok tecrübeli bir hoca. Eminim ki takımını organize edecektir, atak yapmak için organize edecektir. Kendileri için en iyi sonucu almak için mücadele edecektir arkadaşım. 3 oyuncu var, Sneijder, Drogba, Burak... Bunlar hakkında yorum yapmaya bile gerek yok. Herkesin gözünün önünde her şey" ifadelerini kullandı.


MAALESEF KANSER TEŞHİSİ KONDU

Hazırlayan Unknown on 1 Nis 2013 | 07:36

MFÖ üyesi Özkan Uğur, kanser şoku yaşıyor. İki ay önce lenf kanseri teşhisi konan Uğur’un 10 gün içinde kemoterapi tedavisine başlayacaMÜZİK dünyasından kötü haber. Pop müziğin önde gelen gruplarından MFÖ’nün solistlerinden Özkan Uğur, kansere yakalandı. Bir süre önce rahatsızlanan ve hastaneye giden sanatçıya yapılan tetkikler sonucunda ‘lenf kanseri’ teşhisi kondu. İki aydır hastalığı ve tedavisiyle ilgili araştırmalar yapan Uğur, konunun uzmanlarıyla görüşmek için iki kez Londra’ya gitti.

KEMOTERAPİYE BAŞLAYACAK

Doktorları, 60 yaşındaki sanatçının vakit kaybetmeden kemoterapi tedavisine başlamasına karar verdi. Uğur, 10 gün içinde kemoterapiye başlayacak. Ünlü şarkıcı, MFÖ’nün yaz aylarında vereceği konserlere de, doktorları steril olmayan ortamlarda bulunmasını uygun görmediği için çıkamayacak.

Tedavide başarı oranı yüksek
Lenf kanseri (lenfoma), vücudun bağışıklık sisteminde rol oynayan lenf sisteminden köken alan habis bir hastalıktır. Genellikle boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf bezelerinin şişmesiyle belirti verir. En hızlı ilerleyen kanser türlerinden olmasına rağmen, tedavi başarısı yüksek bir hastalıktır.




TÜRKHABERLER.NET

ATEŞİN ÜZERİNDE YÜRÜYORUZ"

Başbakan Erdoğan, televizyon kanallarında yayınlanan "Millete Hizmet Yolunda" başlıklı konuşmasında, gündemdeki konuları değerlendirdi

Başbakan Erdoğan, televizyon kanallarında yayınlanan "Millete Hizmet Yolunda" başlıklı konuşmasında, gündemdeki konuları değerlendirdi.

Türkiye'nin baharla buluştuğu, tabiatın tazelendiği, hayatın yenilendiği, insanların umutlarının yeşerdiği bir dönemde vatandaşların huzuruna çıkmaktan ve hitap ediyor olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, baharın, bereketin, yeniden dirilişin sembolü olan mart ayının geride bırakıldığını hatırlattı.
Geride kalan her ayda çok kıymetli eserler, çok değerli yatırımlar, çok değerli hizmetler bıraktıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşte bu ayda, yani mart ayı içinde de, hükümet olarak, ülkemize ve milletimize hizmet yolunda değerli atılımlar gerçekleştirdik; farklı vilayetlerimizde yaşayan vatandaşlarımızla buluştuk, ülkemizi daha da kalkındıracak, ülkemizi daha da bayındır hale getirecek yüzlerce eseri, yüzlerce tesisi resmi olarak hizmete açtık. İlk olarak, 2 ve 3 Mart'ta, Balıkesir'de, Balıkesir'in ilçelerinde toplu açılış merasimlerini gerçekleştirdik. Bu tarihlerde, Balıkesir'de, Balıkesir'in ilçeleri Bigadiç, Edremit ve Bandırma'da gerçekleştirdiğimiz açılışlarla, Balıkesir ilimize, toplam yatırım tutarı 388 milyon liraya ulaşan tam 43 kalem hizmeti kazandırdık.

Ayvalık'ta, Sındırgı'da, Susurluk'ta, Dursunbey'de, Manyas'ta, Kepsut'ta, Erdek, Gönen, Balya'da, yeni inşa ettiğimiz anaokullarını, ilkokulları, liseleri, pansiyonları; yeni inşa ettiğimiz yolları, köprüleri hizmete aldık. Balıkesir merkez ve ilçelerdeki TOKİ konutlarını, tarımsal destekleme yatırımlarını, il özel idaresi, KÖYDES yatırımlarını resmi olarak hizmete açtık. Merkez'de Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'ni, Erdek'te bir Devlet Hastanesini bitirdik, hizmete aldık. Böylece, Balıkesir'in hemen hemen tüm ilçelerine yeni eserler kazandırmış olmanın mutluluğunu, heyecanını, coşkusunu Balıkesirli kardeşlerimizle paylaşma fırsatını bulduk."

SİİRT'TEKİ YATIRIMLAR

Başbakan Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü Siirt'te kutladıklarını hatırlatarak, orada da yine coşkulu açılış törenleri düzenlediklerini söyledi.

Siirt'te toplam 107 milyon lira değerinde 45 ayrı eser ve hizmetin resmi açılışını gerçekleştirdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, eğitim alanında üniversitenin Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi binası ve 750 kişilik öğrenci yurdu, merkezde Ticaret Meslek Lisesi, Kazım Karabekir İlkokulu, Tillo İlköğretim Okulu, Dumlupınar Anaokulu ve çok amaçlı salonu, 18 Mart Anaokulu ve Şirvan'da 2 okulun açılışını yaptıklarını anlattı.
Başbakan Erdoğan, Siirt merkez, Tillo, Şirvan ve Baykan Atabağı'ndaki birçok spor tesisini de hizmete açtıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Sağlık alanında Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin, Şirvan, Eruh-Bağgöze ve Baykan-Ziyaret Aile Sağlığı Merkezleri'nin resmi açılışlarını yaptık. TOKİ aracılığıyla, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik inşa ettiğimiz 256 konutun anahtar teslimini gerçekleştirdik. Ayrıca, buradan Şırnak Silopi'ye geçtik ve orada özel sektörümüz tarafından inşa edilen 800 milyon dolarlık yatırımı, termik santralin açılışını yaptık.

10 Mart'ta İstanbul'a geçtik ve Ümraniye Belediyemizin hizmet binasının açılışını yaptık. 17 ve 18 Mart'ta, Çanakkale'deydik. Çanakkale'nin Biga ilçesinde gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreniyle, 40 milyon liralık 16 kalem kamu yatırımını resmi olarak hizmete aldık. Bunun yanı sıra, ülkemizin çelik üreticilerinden olan, ayrıca deniz ticaret filosu, kara ticaret filosu ve limanıyla geniş bir alanda faaliyet gösteren İÇDAŞ şirketimizin 2 milyar 150 milyon dolar tutarında 9 kalem yatırımının açılışını da, yine aynı tarihte gerçekleştirdik. Yine Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet binasını, 304 öğrencinin barındığı Terzioğlu Vakfı Ağaköy Öğrenci Yurdu'nu, köylerimize yapılan 47 prefabrik konutu, Yeniceköy'üne yapılan ilkokulu ve ortaokulu da hizmete açtık. Yine aynı günde evet, Kale Seramik Gurubunun özellikle Ar-Ge alanında yapmış olduğu gerçekten çok önemli bir hayati merkezi de hizmete aldık."

"ÇANAKKALE'DE, BİZİ MİLLET KILAN 1915 RUHUNU YENİDEN İDRAK ETTİK"

Başbakan Erdoğan, 18 Mart'ta tarihin akışını değiştiren, tarihe yön veren, İstiklal Savaşı'nın girizgahı olan Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıl dönümünde, her zaman olduğu gibi Çanakkale Şehitleri'nin huzuruna vardıklarını anlatarak, "Çanakkale'de, tarihimizi, şehitlerimizi yâd ettik. Bizi millet kılan 1915 ruhunu yeniden idrak ettik. O muhteşem atmosferi bir kez daha yaşadık" ifadesini kullandı.
Çanakkale'de, bir yandan şehitlerin muazzez hatırasına sahip çıkarken, öte yandan Türkiye'yi adım adım muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşımanın, Türkiye'yi daha bayındır hale getirmenin coşkusunu yaşadıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"23 Mart'ta Eskişehir'e gittik ve Eskişehir-Konya Yüksek Hızlı Treni'nin hizmete alım törenini resmen gerçekleştirdik. Bu açılışla, 3 büyük ilimiz, Selçuklu'nun başkenti Konya, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti Ankara ve Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir birbiriyle kucaklaşmış oldu. Ankara'da Hacı Bayram Veli dostlarını, Eskişehir'de Yunus Emre dostlarını, Konya'da Mevlana dostlarını yüksek hızlı trenle birbirine kavuşturmanın iftiharını yaşadık. Hizmete aldığımız bu hatla artık Eskişehir-Konya arası 2 saate indi. Geçmişte trenle 7-7.30 saat süren iki il, konforlu, güvenli, yüksek hızlı trenlerimiz sayesinde sadece 2 saatte birbirine kavuşur hale geldi.

Şimdi sırada Eskişehir-İstanbul hattımız var. İnşallah fevkalade bir hal olmadığı takdirde 29 Ekim'de, MARMARAY ile inşallah bu hattımızı da hizmete alacak ve Ankara, Konya, Eskişehir, İstanbul'u yüksek hızlı trenle birbirine yakınlaştırmış olacağız. Ardından, Yozgat, Sivas ve Bursa bu hatlara dâhil olacak. Yeni projelerimizle, yeni hatlarla, Türkiye'nin hızlı tren hatları da inşallah hızla büyümeye devam edecek."

MART AYINDAKİ DIŞ POLİTİKA ÇALIŞMALARI

Başbakan Erdoğan, mart ayında çeşitli devletlerden pek çok misafiri Türkiye'de ağırladıklarına işaret ederek, bölgesel ve küresel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

Erdoğan, sırasıyla Almanya Sosyal Demokrat Partisi Genel Başkanı Sigmar Gabriel, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Surinam Devlet Başkan Yardımcısı Robert Emirâli, KKTC Başbakanı İrsen Küçük, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ve son olarak Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya'yı Türkiye'de ağırladıklarını anlattı.

Yunanistan Başbakanı Samaras ve heyetinin Türkiye ziyareti vesilesiyle Türkiye ve Yunanistan arasında ihdas edilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin ikinci toplantısının düzenlendiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, bu çerçevede ikili ilişkileri, ekonomik ve ticari ilişkileri daha da güçlendiren 20 civarında belge imzalandığını vurguladı.

Yunanistan ve Türkiye'den 11'er bakanın katılımıyla çok geniş çaplı bakanlar buluşmasını gerçekleştirdiklerine işaret eden Başbakan Erdoğan, "İkili ilişkilerimizi çok daha ileri bir seviyeye taşımanın gayreti içerisinde atılabilecek adımları görüştük ve bu adımları attık" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, yurt içindeki dış politika temaslarının yanı sıra 19 ve 21 Mart tarihlerinde Avrupa'nın iki önemli ülkesi Danimarka ve Hollanda'yı ziyaret ettiğini hatırlatarak, "Her iki ülkede de en üst düzeyde temaslarda bulunduk. Muhataplarımızla görüşmelerimizde, ikili ticaretin daha da geliştirilmesi, karşılıklı yatırımların arttırılması, şirketlerimizin üçüncü ülkeler dâhil ortak girişimlerde bulunmaları hususunda mutabık kaldık" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZLER, SIRADAN BİR MİLLET DEĞİLİZ"

Başbakan Erdoğan, iktidara geldikleri andan itibaren Türkiye'yi her alanda büyütmenin, vatandaşların itibarını her alanda yüceltmenin samimi mücadelesi içinde olduklarını yineleyerek, "İçerde Türkiye'nin huzurunu, istikrarını, refah ve güvenliğini, en önemlisi de kardeşliğini pekiştirmek için önemli adımlar attık. Dışarda ise Türkiye'nin saygınlığını, özellikle de Türk lirasının değerini, Türkiye Cumhuriyeti Pasaportu'nun itibarını, ay yıldızlı bayrağımızın gururunu çoğaltmak için var gücümüzle çalıştık" diye konuştu.

Bir hususun altını özellikle çizmek istediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hükümet olarak, en başından itibaren, aziz milletimizin, yani sizlerin, her alanda her şeyin en iyisini hak ettiğinizi düşündük ve bu anlayışla hareket ettik. Sizlerle birlikte, aziz vatanımızın, ülkemizin, Türkiye Cumhuriyeti'nin de dünya üzerinde güçlü, etkili ve itibarlı bir konumda olmasını temel ilkelerimizden biri olarak gördük.

Bizler, sıradan bir millet değiliz. Bizler, Büyük Selçuklu Devleti'nin, Osmanlı Cihan Devleti'nin bakiyesi üzerine kurulmuş, Selçuklu'nun, Osmanlı'nın mirasını, birikimini, en önemlisi de o ruh ve heyecanı yüreklerinde taşıyan, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıyız. Her işimizde, her hareketimizde, omuzlarımızda ve kalbimizde taşıdığımız bu ruh, bu miras ve bu misyon ile hareket etmek durumundayız. Haklı olduğumuz hiçbir konuda hiç kimse bize geri adım attıramaz. Biz, haksızlık karşısında susanlardan, boynunu bükenlerden, yere bakanlardan, boyun eğenlerden hiçbir zaman olmadık, olmayız ve olmayacağız. Ecdadımız nasıl özgüven içinde olduysa, ecdadımız nasıl 3 kıta üzerinde adaletle hükmetti ve hakkı savunduysa, dedelerimiz nasıl mazlumlar için kahramanca savaştıysa, biz de hak için, haklı için, mazlum için yüreğimizi ortaya koymaktan bir an bile tereddüt etmeyiz. Biz, özgüven içinde bir millet olacağız. Biz, ikinci sınıf olmayı, ikinci olmayı hiçbir alanda geride kalmayı kabul etmeyecek, bunu sindirmeyecek, bunu yeterli görmeyeceğiz. Milletimizle, devletimizle, aziz bayrağımızla, tam bir özgüven içinde hareket edecek, en yükseği hedefleyecek, o ay yıldızlı bayrağı en yüksek burçlara dikmek için cesaretle hareket edeceğiz."

"NİCE HAYALİ HEDEFE DÖNÜŞTÜRÜP, NİCE HEDEFİ DE GERİDE BIRAKTIK"

"İnandığımız zaman, birbirimize güvendiğimiz, birbirimize kardeşlikle bağlandığımız zaman, en yükseklerde olmaktan bizi hiç kimse alıkoyamayacaktır" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz, 10 yıl önce bu yola çıkarken, hedeflerimize ve hayallerimize niceleri inanmıyordu. 'Okullar, üniversiteler, yurtlar, hastaneler, adalet sarayları, konutlar inşa edeceğiz' dediğimizde niceleri buna ihtimal vermiyordu. Türkiye'yi karayolu ağlarıyla, demir ağlarla, hava, deniz hatlarıyla donatacağımızı; konutlar, köprüler, tüneller yapacağımızı, her yoksulun, her çocuğun, her ailenin elinden tutacağımızı söylediğimizde, birçoğuna bunlar hayal gibi geliyordu.

Türkiye'nin itibarını, gücünü artıracağımızı, Türkiye'nin barış çağrılarını, kardeşlik çağrılarını dünyanın her köşesinde yankılandıracağımızı söylediğimizde, haktan ve hukuktan ayrılmadan mazlumlara sahip çıkacağımızı söylediğimizde buna dudak büküyorlardı. Biz, hedeflerimize inandık. Milletimize güvendik. Bu yolda milletimizle, milletimizin hayır dualarıyla yürüdük. Nice hayali hedefe dönüştürüp, nice hedefi de geride bıraktık."

‘SADECE GAZZE’YE YARDIM ULAŞTIRMAYI HEDEFLİYORDU’

Yaklaşık 2 yıl önce, 22 Mayıs 2010 tarihinde, Türkiye'den, içinde sadece yardım malzemeleri, insani yardım malzemeleri, farklı ülkelerden yardım gönüllüleri olan bir geminin, çok zor durumdaki Gazze'ye ulaşmak için yola çıktığını anımsatan Erdoğan, 36 ülkeden insanların bulunduğu geminin sadece Gazze'ye yardım ulaştırmak amaçladığını söyledi.

Geminin Akdeniz'de uluslararası sularda, tamamen hukuksuz şekilde uğradığı saldırı neticesinde 9 kişinin şehit olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizden susmamızı bekliyorlardı. Bizden, bu hadise hiç olmamış gibi davranmamızı bekliyorlardı. Bizden, boynumuzu bükmemizi, bu meselenin üzerini örtüp unutturmamızı istiyorlardı. Ne yazık ki, sadece bu saldırının faili ülke değil, sadece onu kayıran ülkeler, onun arkasındaki güçler değil, bizzat içimizdeki, bizzat Türkiye'deki bazıları da bizden böyle bir tavır bekliyorlardı. Ama biz susmadık. Bu uluslararası korsanlık hadisesini sineye çekmedik. Boynumuzu bükmedik ve geri adım atmadık. Tamamen haklı olduğumuz bir konuda, sonuna kadar hakkı savunduk, hukuku savunduk ve davamızı sonuna kadar kararlılıkla takip ettik.

Nihayetinde haklılığımız teslim edilmiştir. Kararlılığımız neticesinde, taleplerimiz yerine getirilmiştir. Özür, tazminat ve Filistin'e ambargonun kaldırılması. Türkiye, eski Türkiye olmadığını, haksızlık karşısında susacak, boyun eğecek, geri adım atacak bir ülke olmadığını bir kez daha göstermiştir. Gelinen noktada, bizi sessizliğe ve tepkisizliğe çağıranlar kadar, bu haklı davamızda bizi içerde yalnız bırakanlar da mahcup olmuşlardır. Ne hazindir ki, Türkiye 9 şehidinin hesabını sormanın mücadelesi içindeyken, birileri, bizim yanımızda, 9 şehidin yanında, hakkın yanında, kendi ülkesinin yanında değil, saldırganın yanında yer almayı tercih etmiş ve bugün büyük hayal kırıklığı yaşamıştır."

"TÜRKİYE İSTİKRARLA, GÜVENLE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR"

Başbakan Erdoğan, 10 yıl boyunca milleti hayal kırıklığına uğratmadıklarını, bundan sonra da uğratmayacaklarını belirterek, "10 yıl boyunca tökezlememizi bekleyenleri de nasıl hayal kırıklığına uğrattıysak, bundan sonra da onları mahcup etmeye devam edeceğiz. Büyük bir millete, büyük bir devlete yakışan neyse, biz işte onu yerine getirmeye, size layık olmaya, size hizmetkâr olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşunun Türkiye'nin kredi notunu arttırdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İçimizden birileri, her fırsatta Türkiye ekonomisini kötülerken, her fırsatta güvensizlik, karamsarlık pompalamaya çalışırken, uluslararası bir derecelendirme kuruluşu kredi notumuzu tekrar arttırdı. Yakın coğrafyamızda, hemen yanı başımızda kimi halklar, kimi ülkeler, facia denilebilecek krizler yaşarken, Türkiye istikrarla, güvenle büyümeye devam ediyor. Dünya ticareti daralırken, bizim dış ticaretimiz artıyor. Gelişmiş ülkelerin ekonomileri daralırken, Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Maaşlarda, sosyal harcamalarda kısıntıya gidilirken, Türkiye yatırımlarında hız kesmiyor.

Ülkelerin kredi notları tek tek düşürülürken, Türkiye'nin kredi notu, biz yeterli görmesek de üst üste arttırılıyor. Birçok ülke IMF önünde borç için sıraya girerken, Türkiye, 10 yıl önce bizden önceki iktidardan 23,5 milyar dolar borç devraldı şu anda 400 milyon dolara kadar bu borcu düşürdük ve mayıs ayında bu 400 milyon doları da ödeyeceğiz. Böylece IMF'ye olan borcu kapatacağız. Tabi bununla kalmıyoruz. Şu anda IMF'ye borç verme müzakerelerini yürütüyoruz. Türkiye, 10 yıl önce 27,5 milyar dolar milli bankamız Merkez Bankasının döviz rezervini bugün 125 milyar dolara yükseltmiş olarak, geleceğe güvenle bakıyor. Biz yere sağlam basmaya, her konuda itidalle hareket etmeye, milletimizin bize çizdiği istikamet doğrultusunda, milletimizle birlikte yürümeye devam edeceğiz."

"TERÖR, MİLLETİ DİZAYN ETMENİN ARACI OLDU"

Başbakan Erdoğan, 10 yıl boyunca Türkiye'nin en ağır, en kronik sorunlarına neşter attıklarını, çözülmez gibi görünen nice sorunu çözdüklerini, kördüğüm gibi görünen nice meseleyi de çözüm yoluna koyduklarını anlattı.

10 yıl boyunca hangi meseleye el attılarsa engeller, bariyerler ve tehditlerle karşılaştıklarını dile getiren Erdoğan, "Varlığını, sorunların varlığına bağlamış niceleri, sorunları çözmemizi engellemek ve yavaşlatmak için her yola başvurdular. Sorunlardan beslenenler, sorunlardan çıkar sağlayanlar, sorunlar var oldukça varlığını idame ettirenler, çeşitli maskelerle karşımıza çıktılar" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye'de 30 yıldır terör can alırken, 30 yıldır askerimiz, polisimiz, korucumuz, sivil vatandaşımız şehit olurken, gençlerimiz ölürken, ocaklara ateş düşerken; birileri bu yangını söndürmek yerine, yangına körükle gitmeyi tercih etti. Gençler öldükçe, birileri maalesef bundan ciddi rant sağladı. Anneler ağladıkça, babalar ağladıkça, birileri bunları çıkar kaynağı olarak gördü. Ocaklara ateş düştükçe, birileri ellerini sevinçle ovuşturdu. Terör, bir yandan can alırken bir yandan ocaklara ateş düşürürken, diğer yandan milleti korkutmanın, ürkütmenin, tehdit etmenin, bu yolla milleti dizayn etmenin aracı oldu.
Sizlere soruyorum. Vicdanlarınıza soruyorum. Hangi gerekçe, evlat acısını teselli edebilir? Hangi bahane gençlerin ölümüne galebe çalabilir? Hangi mesele, annelerin, babaların, eşlerin, yetim çocukların gözyaşından daha mühim olabilir? Yanı başımızda gençler ölürken, yanı başımızda gencecik fidanların kanı toprağa akarken, hangi vicdan sahibi insan, çıkar hesabı, oy hesabı, para pul hesabı, iktidar ve güç hesabı yapabilir? Ben her zaman ifade ettim. Askerimin, polisimin, korucumun, tek bir vatandaşımın tek bir kılına zarar gelmesindense, tek damla kanın toprağa akmasındansa, bir tek çocuğumuzun babasız kalmasındansa, her şeyimizi feda etmeye, evet serimden dahi geçmeye hazırım."

"ATEŞİN ÜZERİNDE YÜRÜYORUZ"

Başbakan Erdoğan, iktidar olarak, muhalefet kadar rehavet içinde olamayacaklarını, omuzlarında milletin emanetini, ülkenin mesuliyetini taşıdıklarını vurgulayarak, "Sırtımızda yumurta küfesiyle, dikenlerin, hatta ateşin üzerinde yürüyoruz. Tek bir yanlış hareketin, küçük bir hatanın, bir yalpalamanın taşıdığımız yüke, emanete, sorumluluğa hasar vereceğinin bilinciyle ilerliyoruz. Hiç kimseyi kırmadan, hiç kimseyi incitmeden, kimseyi tedirgin etmeden mutlu sona, sevindirici sonuca ulaşmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

"Bazıları kendisini sadece seçmenlerine karşı mesul kabul edebilir. Ama biz, bize gönül verenlerle birlikte, 76 milyona karşı mesulüz, sorumluyuz" diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Az konuşuyor, çok iş yapıyoruz. Sürecin hassasiyetinin idrakiyle, diğerleri gibi sorumsuz davranmıyoruz. Yoksa söyleyecek çok sözümüz var. Bize yönelik ithamlara, bize yönelik iftiralara karşı verecek çok cevabımız var. Ama hırsa, tamaha, öfkeye, nefrete, kırıp dökmeye kapılıp, yolumuzdan, hedefimizden sapmıyoruz. Bir tarafı tamir ederken, başka bir tarafın bozulmaması için aşırı hassasiyet sergiliyoruz.

Aziz milletime öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bu süreçte dedikodulara, söylentilere asla kulak asmayın. Bu süreçte, sizi korkutmak, sizi tedirgin etmek, sizi maniple etmek için uydurulan iddialara, ithamlara, iftiralara asla inanmayın. Siyasi hırsla, rant hırsıyla, aklı yedeğe almış bir gözü dönmüşlükle, tarihe, ecdada, şehitlerimize sırtını dönmüş bir şaşkınlıkla, kan tutkusu içine girmiş, izanını yitirmişlerin öfke nöbetlerine aldanmayın. 10 yıldır ülkeyi büyüten, milleti yücelten bu iktidarın, milli çıkarlarımız dışında, meşruiyet zemininin haricinde, kardeşlik hukukunun uzağında bir adım atmayacağına yürekten inanmanızı istiyorum. Ne pazarlık, ne taviz, ne de geri atma bizim anlayışımızda kendisine yer bulamaz. Dışarda nasıl haklı olduğumuz konuda dimdik durduysak, içerde de diz çökmeyiz, boyun eğmeyiz, milletin hissiyatını rencide edecek hareketlere taviz vermeyiz. Dik dururuz ama dikleşmeyiz."

"SİZİN MÜHRÜNÜZÜ BASMADIĞINIZ HİÇBİR SÜRECİN İÇİNDE BULUNMAYIZ"

Başbakan Erdoğan, yaşanan süreçte milletin rahat olmasını isteyerek, "Gönlünüz rahat olsun, vicdanınız rahat olsun. Sizin istemediğiniz, sizin onaylamadığınız hiçbir adımı biz atmayız ve attırmayız. Sizin mührünüzü basmadığınız hiçbir sürecin içinde bulunmayız. Sizi de, aziz şehitlerimizi de incitecek yollara asla tevessül etmeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

"Bizim için bolca dua etmenizi, her daim hayır dualarınızı bizlere yollamanızı sizlerden özellikle rica ediyorum" diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle bitirdi:

"İstiyoruz ki kardeşlik kazansın. İstiyoruz ki ay yıldızlı bayrak kazansın. Kim kaybederse kaybetsin, ama istiyoruz ki, milletimiz kazansın, Türkiye kazansın. 21 Mart 2013 yılının nevruzunu işte böyle bir umutla idrak ettik. Baharı, ilkbaharı, taze umutlarla, gerçekleşmesi çok yakın hayallerle hep birlikte karşıladık. Bu bahar, kalıcı olsun istiyoruz. Bu bahar kışa dönmesin, kararmasın, karartılmasın istiyoruz. El ele, gönül gönüle, bir ve beraber olarak, kardeş olarak geleceğe yürümek istiyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun, yolumuz açık olsun diyorum. Gelecek ay, Millete Hizmet Yolunda tekrar buluşmak, tekrar kavuşmak umuduyla, sizleri Allah'a emanet ediyor, mutluluk, afiyet içinde, baharın coşkusu ve heyecanı içinde nice güzel günler, nice güzel baharlar görmeniz temennisiyle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."
GAZETECİ.TV
 
Destek : Halkın Gazetesi | KÜNYE | İLETİŞİM
Copyright © 2012. Halkın Gazetesi - Her Hakkı Saklıdır
Site Tasarım Harika Siteler